Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Kadın, 2025” bültenine göre Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. 31 Aralık 2025 itibarıyla kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfus ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak kaydedildi. Kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle 60 yaş ve üzerindeki nüfusta kadın oranının erkeklerden daha yüksek olduğu görüldü.
Hayat tabloları verilerine göre 2022-2024 döneminde Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl olurken bu süre kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde ise 75,5 yıl olarak hesaplandı. Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlendi.
Sağlıklı yaşam süresi ise kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.
Eğitim verilerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi artış gösterdi. 2011 yılında Türkiye genelinde 7,3 yıl olan ortalama eğitim süresi 2024 yılında 9,5 yıla yükseldi. Aynı dönemde kadınların ortalama eğitim süresi 6,4 yıldan 8,8 yıla, erkeklerin ortalama eğitim süresi ise 8,3 yıldan 10,2 yıla çıktı.
En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 yaş ve üzeri kadınların oranı 2024 yılında yüzde 88,3’e ulaşırken, yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6 oldu.
İşgücü verilerine göre 2024 yılında 15 yaş ve üzeri nüfusta işgücüne katılım oranı yüzde 54,2 olarak gerçekleşti. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. Eğitim düzeyi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımının da arttığı görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 olarak kaydedildi.
Kadınların istihdam oranı ise yüzde 32,5 olurken erkeklerde bu oran yüzde 66,9 olarak gerçekleşti. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu bölge yüzde 39,3 ile Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan TR61 bölgesi oldu.
Siyaset ve yönetim alanında kadın temsiliyetinde de artış yaşandı. Kadın büyükelçi oranı 2011’de yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4’e yükseldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın milletvekili oranı ise 2025 yılı itibarıyla yüzde 19,9 olarak kaydedildi.
Yükseköğretimde görev yapan profesörler arasında kadın oranı yüzde 34,9 olurken, üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 21,5 olarak hesaplandı. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde çalışan kadınların oranı ise yüzde 34,2 oldu.
Evlenme istatistiklerine göre 2025 yılında kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26,0, erkeklerin ise 28,5 olarak belirlendi. Boşanma davalarında çocukların velayetinin yüzde 74,6 oranında anneye verildiği görüldü.
Yoksulluk ve yaşam koşulları verilerine göre 2025 yılında kadınların yüzde 30,1’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu tespit edildi. Aynı oran erkeklerde yüzde 25,6 olarak hesaplandı.
Öte yandan yapay zeka kullanım oranı kadınlarda yüzde 18,8, erkeklerde ise yüzde 19,4 olarak belirlenirken, kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü. Kadınların yüzde 28,2’si yaşamlarının herhangi bir döneminde psikolojik şiddete maruz kaldığını belirtti.









