Hutbede, Yüce Allah’ın “Allah’a ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfâl, 46) ayeti ile Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun.” hadisi hatırlatılarak, müminler arasındaki kardeşlik, birlik ve dayanışma vurgulandı.
Vaazda, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) öğrettiği kardeşlik anlayışının; farklı dillerden, renklerden ve coğrafyalardan gelen insanları aynı inanç ve idealler etrafında buluşturduğu ifade edildi. Bu kardeşliğin temelinde Allah’a kul, Hz. Muhammed’e ümmet olma bilincinin bulunduğu, bu bilinçle hareket eden milletlerin daima güçlü kalacağı belirtildi.
Hutbede ayrıca, iman kardeşliğinin asırlardır Türk milletini ayakta tuttuğu, Malazgirt’ten Çanakkale’ye kadar kazanılan zaferlerin bu ruhla mümkün olduğu vurgulandı. “Eğer inanıyorsanız üstün gelecek olan sizlersiniz” ayetine gönülden inanan ecdadın, birlik ve beraberlik sayesinde hiçbir zaman esaret altına girmediği dile getirildi.
Son olarak, müminlerin kardeşlik bağlarını zedeleyecek her türlü davranıştan uzak durması gerektiği, farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi gerektiği ifade edildi. Hutbe, “Cenâb-ı Hak, birlik ve beraberliğimizi daim, devletimizi ve milletimizi payidar eylesin.” duasıyla sona erdi.








