Kanada'dan Türkiye'ye Tarihî Kültür Varlığı İadesi
Kanada Federal Mahkemesi kararıyla 11 parça kültür varlığı Türkiye'ye iade edildi. Bu gelişme, Kanada'dan Türkiye'ye yapılan ilk resmi iade olarak uluslararası hukukta emsal niteliği taşıyor.
Kanada’dan Türkiye’ye Tarihî Kültür Varlığı İadesi
Kanada Federal Mahkemesi kararıyla 11 parça kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi. Bu gelişme, Kanada’dan Türkiye’ye yapılan ilk resmi iade olarak uluslararası hukukta emsal niteliği taşıyor.
Kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası iş birliğinde önemli bir adım atıldı. Mehmet Nuri Ersoy, Kanada’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesini kamuoyuna duyurdu.
Kanada Federal Mahkemesi kararı doğrultusunda 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması Türkiye’ye iade edildi. 17 ile 19. yüzyıllar arasına tarihlenen eserler, düzenlenen törenle Kanada’nın başkenti Ottawa’da Türkiye’ye teslim edildi.
Bakan Ersoy yaptığı açıklamada, kültürel mirasın korunmasına yönelik kararlılık vurgusu yaparak, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan eserlerin tek tek geri alındığını ifade etti. Sürecin, Kanada makamlarıyla yürütülen titiz bilimsel ve hukuki çalışmalar sonucunda başarıyla tamamlandığını belirtti.
Teslim töreni, Kanada Koruma Enstitüsü’nde düzenlenirken eserler, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz tarafından Kanadalı yetkililerden teslim alındı. İade sürecinin, UNESCO’nun 1970 Sözleşmesi kapsamında uluslararası iş birliğinin somut bir örneği olduğu değerlendirildi.
Söz konusu eserlerin, Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içerdiği; fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarında önemli bilgiler sunduğu belirtildi. Yapılan incelemelerde bazı sayfaların özgün ciltlerinden koparıldığı ve sonradan müdahalelere maruz kaldığı tespit edildi.
Süreç, Ocak 2024’te eserlerin İstanbul’dan Kanada’nın Vancouver kentine götürülmek istenirken Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından durdurulmasıyla başladı. Türkiye’nin sunduğu bilimsel ve hukuki belgeler doğrultusunda mahkeme, eserlerin Türkiye’ye ait olduğuna hükmetti.
Bu gelişme, Kanada’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesi olarak kayıtlara geçerken, uluslararası kültür varlığı hukukunda da önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor.