''Hicri Yıl: Takvim Değil, Bir Vicdan Muhasebesi''

Karaman Müftülüğü Vaizi Mehmet Emin Şahin'den Yeni Hicri Yıla Derinlikli Bir Bakış

Hicri Yıl: Takvim Değil, Bir Vicdan Muhasebesi

Karaman Müftülüğü Vaizi Mehmet Emin Şahin’den Yeni Hicri Yıla Derinlikli Bir Bakış

Yeni Hicri yıl yaklaşırken Karaman Müftülüğü Vaizi Mehmet Emin Şahin, kaleme aldığı anlamlı yazısıyla hicri yılın sadece bir takvim değişimi olmadığını, bir bilinç ve vicdan muhasebesi gerektirdiğini vurguladı.

Şahin Yazısında:

''Hicri Yıl: Takvim Değil, Bir Vicdan Muhasebesi

Yeni bir Hicri yılın eşiğindeyiz.

Takvim yaprakları değişiyor, ama biz değişiyor muyuz? Her yıl olduğu gibi bu yıl da Hicri yılbaşını kutlayan mesajlar duyuyoruz; oysa Hicri yıl, sadece bir sayının artmasından ibaret değil. Bir hicreti esas alır: Zulümden adalete, baskıdan özgürlüğe, karanlıktan aydınlığa yapılan kutlu bir yürüyüşü…

Peki nedir bu takvimin aslı, nasıl ortaya çıkmıştır?

Hz. Ömer (r.a.) döneminde İslam devleti genişledikçe, farklı bölgelere gönderilen resmi yazışmalarda tarih karışıklıkları yaşanıyordu. Hangi olay ne zaman olmuştu? Hangi mektup ne zamana aitti? Devletin hafızası bir düzene ihtiyaç duyuyordu. Bunun üzerine bir istişare meclisi toplandı.

Peygamber Efendimizin (s.a.v) doğumu, vefatı, ilk vahiy gibi seçenekler konuşuldu. Ancak hicretin esas alınması teklif edildi. Çünkü hicret, İslam’ın devletleşmesinin, özgürce yaşanabilir hale gelmesinin, birliğin ve kardeşliğin temellerinin atıldığı olaydı. Hz. Ömer bu öneriyi kabul etti ve böylece hicretin gerçekleştiği yıl, yani Miladi 622, Hicri takvimin başlangıcı kabul edildi.

Takvim, sıradan bir zaman çizelgesi değil; bir farkındalık çağrısıydı. Her yıl dönüp dönüp Müslümanlara şunu hatırlatmalıydı:
"Hicret ettin mi? Neyden vazgeçtin, neye yöneldin?"

Ancak bugün durup sormadan edemiyoruz:
Biz neye hicret ettik?
Hangi hatalarımızı terk ettik?
Hangi zulme sırt döndük, hangi mazluma omuz verdik?

Hicri takvim, Müslümanlara birliği, kardeşliği, fedakârlığı ve beraberce inşa edilen bir medeniyeti hatırlatır. Ne acıdır ki bugün ümmet, bu değerlerin uzağında, parça parça, sessiz ve dağınık. Hicretle kurulan o örnek toplumun izinden yürüyemedik. Hicret bize bir dirilişi, bir silkinişi anlatırken biz, çoğu zaman yılbaşını bir mesajla geçiştiriyoruz.

Gazze yanarken, çocuklar enkaz altında can verirken, anneler evlatsız, evlatlar vatansız kalmışken,
“Hicri yılınız mübarek olsun” demek bir çelişki değil mi?
Takvimimizin özü zulümden kurtuluşken, bu takvimin hangi yaprağı yansıtır bugünkü acımızı?

Yeni bir yıla girerken esas soru şu olmalı:
Bu yıl hangi adımı atacağız?
Hangi gafletten uyanacağız?
Hangi kardeşliğe sarılacağız?

Hicret bir yolculuktu.
Ama asıl mesele yola çıkmak değil, niçin çıktığını unutmamaktı.

Unutmayalım: Takvim yalnızca günleri saymaz.
Vicdanı da sayar. Sessizliğimizi, duyarsızlığımızı ve direncimizi de kaydeder.

Yeni Hicri yıl, bir başlangıçsa eğer,
birliğe, dirliğe, vicdana ve harekete hicretimizin yılı olsun.'' ifadelerini kullandı.

Karaman Müftülüğü Vaizi Mehmet Emin Şahin’den Yeni Hicri Yıla Derinlikli Bir Bakış Hicri Yıl: Takvim Değil Bir Vicdan Muhasebesi KARAMAN HABER KARAMANHABERAL