Hastanelerde Kimlik Zorunluluğu Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Sağlık kuruluşlarında kayıt işlemleri sırasında kimlik ibrazı zorunluluğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Sağlık Uygulama Tebliği hükümlerine dayanıyor. Ancak mevzuat, acil sağlık hizmetlerinde kimlik belgesi bulunmamasının tedaviye engel oluşturamayacağını açıkça düzenliyor.
Hastanelerde Kimlik Zorunluluğu Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Hastanelerde Kimlik İbrazı Neden Zorunlu? İşte Hukuki Dayanaklar
Sağlık kuruluşlarında kayıt işlemleri sırasında kimlik ibrazı zorunluluğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Sağlık Uygulama Tebliği hükümlerine dayanıyor. Ancak mevzuat, acil sağlık hizmetlerinde kimlik belgesi bulunmamasının tedaviye engel oluşturamayacağını açıkça düzenliyor.
Sağlık kuruluşlarında kayıt birimlerinde sıkça karşılaşılan "Kimliksiz ve kimlik sahibi olmadan hasta kaydı yapılamaz" uyarısı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürürlüğe konulan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında uygulanıyor. Kimlik tespiti uygulaması, hem sağlık hizmetlerinin doğru kişiye sunulmasını hem de kamu kaynaklarının usulsüz kullanımının önlenmesini amaçlıyor.
Sağlık Uygulama Tebliği'nin "Kimlik Tespiti" başlıklı düzenlemesine göre, sağlık kurum ve kuruluşlarına başvuran kişilerin kayıt işlemleri sırasında kimliklerinin doğrulanması gerekiyor. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı, eski nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport, evlenme cüzdanı veya Kurum Sağlık Kartı gibi belgelerden biriyle kimlik tespiti yapılması zorunlu tutuluyor. Biyometrik kimlik doğrulama sisteminin uygulandığı sağlık kuruluşlarında ise doğrulama işlemleri biyometrik yöntemlerle de gerçekleştirilebiliyor.
Mevzuata göre, kimlik tespiti veya biyometrik doğrulama işlemlerinin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle sağlık hizmetinin yanlış kişiye sunulması ve bunun sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu'nun zarara uğraması hâlinde, oluşan kamu zararından ilgili sağlık hizmeti sunucusu sorumlu tutuluyor ve yapılan ödeme geri alınabiliyor. Bu nedenle sağlık kuruluşları, kayıt işlemlerinde kimlik ibrazı konusunda titizlikle hareket ediyor.
Ancak uygulama her durumda aynı şekilde işlemiyor. Sağlık Uygulama Tebliği, acil sağlık hizmetlerinde kimlik ibrazını tedavinin ön şartı olarak görmüyor. Düzenlemeye göre acil vakalarda öncelik hastanın tedavisine veriliyor, kimlik tespiti ise acil hâlin sona ermesinin ardından gerçekleştiriliyor. Böylece kalp krizi, trafik kazası, bilinç kaybı veya benzeri hayati risk taşıyan durumlarda kimlik belgesi bulunmaması nedeniyle sağlık hizmeti geciktirilemiyor.
Kimlik tespitine ilişkin düzenlemelerin hukuki dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu oluştururken, sağlık hizmetlerinin sunumuna ilişkin genel esaslar 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile belirleniyor. Ayrıca Hasta Hakları Yönetmeliği, herkesin sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkını güvence altına alıyor ve acil durumlarda gerekli sağlık hizmetinin gecikmeksizin sunulmasını öngörüyor.
Öte yandan, SGK tarafından uygulanan Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi, başkasına ait kimlik bilgileriyle sağlık hizmeti alınmasını önlemek, kimlik sahteciliğinin önüne geçmek ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirildi.
Yetkililer, hastanelerde yer alan "Kimliksiz ve kimlik sahibi olmadan hasta kaydı yapılamaz" yönündeki uyarıların, genel kayıt işlemlerine ilişkin yasal yükümlülükleri hatırlattığını; ancak acil sağlık hizmetlerinde hiçbir hastanın kimlik belgesi bulunmadığı gerekçesiyle tedaviden mahrum bırakılamayacağını vurguluyor. Mevzuat, bir yandan kamu kaynaklarının korunmasını sağlarken diğer yandan herkesin sağlık hizmetine zamanında erişim hakkını güvence altına alıyor.