Cuma Hutbesinde Tevekkülün Doğru Anlayışı Ele Alındı
27 Mart 2026 tarihli hutbede, tevekkülün çalışmadan vazgeçmek değil; sorumlulukları yerine getirerek Allah'a güvenmek olduğu vurgulandı.
Cuma Hutbesinde Tevekkülün Doğru Anlayışı Ele Alındı
27 Mart 2026 tarihli hutbede, tevekkülün çalışmadan vazgeçmek değil; sorumlulukları yerine getirerek Allah’a güvenmek olduğu vurgulandı.
27 Mart 2026 tarihli cuma hutbesinde, İslam dininin temel ilkelerinden biri olan tevekkül konusu ele alındı. Hutbede, tevekkülün Müslümanın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra Allah’ın rahmet ve merhametine sığınması anlamına geldiği ifade edildi.
Hutbede, tevekkülün yalnızca bir teslimiyet değil; aynı zamanda aklı ve iradeyi doğru kullanarak gerekli tedbirleri almak olduğu vurgulandı. Ebeveynlerin çocuklarına güzel örnek olması, gençlerin ilim ve meslek edinmek için gayret göstermesi gibi örneklerle tevekkülün hayatın her alanında aktif bir çaba gerektirdiğine dikkat çekildi.
Ayrıca, ticaret yapanların ölçü ve tartıda dürüst davranması, çiftçilerin emeğini vererek üretim yapması gibi durumların da tevekkülün bir parçası olduğu belirtildi. Hutbede, “çalışmadan beklemenin” ve sorumlulukları ihmal etmenin tevekkül anlayışıyla bağdaşmadığı açıkça ifade edildi.
Müminlerin “tedbir kuldan, takdir Allah’tan” bilinciyle hareket etmesi gerektiği hatırlatılarak, insanın ancak çalıştığının karşılığını alacağına dair ilahi uyarıya yer verildi.
Hutbenin sonunda, Mehmet Akif Ersoy’un “Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol” dizeleriyle çalışmanın ve tevekkülün birlikte yürütülmesi gerektiği mesajı verildi.