Cuma Hutbesi: '' Peygamberimizin (S.A.S) Ticaret Ahlakı Konulu, Helal Kazanç''
Bugün Cuma namazında camilerde okunan hutbede, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s) ticaret ahlakı ve bu konudaki örnekliği anlatıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, ticaret hayatında helal kazanç, dürüstlük ve kul hakkına riayet edilmesi gerektiği vurgulandı.
Cuma Hutbesi: '' Peygamberimizin (S.A.S) Ticaret Ahlakı Konulu, Helal Kazanç''
Peygamberimizin (S.A.S) Ticaret Ahlakı Konulu Hutbesinde Helal Kazanca Vurgu Yapıldı
Bugün Cuma namazında camilerde okunan hutbede, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s) ticaret ahlakı ve bu konudaki örnekliği anlatıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, ticaret hayatında helal kazanç, dürüstlük ve kul hakkına riayet edilmesi gerektiği vurgulandı.
Hutbede aktarılan bir hadiste, bir sahabenin Peygamber Efendimiz'e (s.a.s), mal alım satımı sırasında izlediği fiyat artırma ve düşürme yöntemlerini anlatması üzerine, Resûlullah’ın bu davranışı onaylamadığı ve ticarette şeffaf olmanın önemine dikkat çektiği ifade edildi. Peygamberimizin (s.a.s) şu sözüne yer verildi: “Bir şey alacaksan malın gerçek fiyatını söyle. İster versinler ister vermesinler. Bir şey satacaksan da onun gerçek fiyatını söyle. İster alsınlar ister almasınlar.”
İslam dininin ticarette adaletli davranmayı, doğruluğu ve dürüstlüğü esas aldığı belirtilen hutbede, ölçü ve tartıda hile yapılmaması gerektiği şu ayetle hatırlatıldı: “Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.” (Rahman, 55/9)
Hutbede, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) nübüvvet öncesinde dahi güvenilirliğiyle tanındığı, "Muhammedü’l-Emîn" lakabıyla anıldığı ve hayatı boyunca dürüstlükten ayrılmadığı vurgulandı. Kazancına haram karıştıran, yalan söyleyen, hileye başvuran kimselerin hem ahirette hem de toplumda ağır vebal altında olacağı ifade edildi.
“Günümüzde Helal-Haram Duyarlılığı Zayıfladı”
Hutbede, günümüzde bazı insanların daha fazla kazanmak uğruna helal-haram hassasiyetini kaybettiklerine dikkat çekildi. Karaborsacılık, tefecilik, stokçuluk, sahtecilik ve aldatma gibi haksız kazanç yollarının kul hakkı ve günah olduğu hatırlatıldı. Ayrıca, afet dönemlerinde ve özel ihtiyaç zamanlarında (okul, tayin vb.) kira ve fiyat artırmanın da vebal olduğu ifade edildi.
Satılan ürünlerin kusurlarını gizlemek, müşteriyi yanıltmak, zor durumdaki insanlardan malı değerinin altında almak gibi davranışların fırsatçılık olduğu belirtildi. Bu davranışların Müslümanlıkla bağdaşmadığı şu hadisteki ifadeyle açıklandı: “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Kusurlu bir malı, kusurunu açıklamadan din kardeşine satması helâl değildir.”
Ahîlik Ruhu Yeniden Canlandırılmalı
Hutbede, ahîlik teşkilatının asırlar boyunca ticarette ahlaki ölçüleri ayakta tuttuğu ve toplumda güven ortamı oluşturduğu hatırlatıldı. Ahîliğin, alın teriyle kazanılan helal rızkın, dürüstlüğün ve paylaşımın kurumsal bir yapıya dönüştüğü bir gelenek olduğu vurgulandı.
Kur’an-ı Kerim’de geçen “Onlar, ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymadığı insanlardır.” (Nur, 24/37) ayetiyle; ticaretin ibadetten uzaklaştırmaması gerektiği hatırlatıldı.
Hutbe, Peygamberimizin (S.A.S) Müjdesiyle Sona Erdi
Hutbe, dürüstlüğün ve güvenilirliğin ahiretteki karşılığına dikkat çeken bir hadisle sona erdi. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) şu müjdesi hatırlatıldı: “Dürüst ve güvenilir tüccar, mahşerde peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.”
Bu anlamlı mesajlarla tamamlanan hutbe, cemaate hem dünya hem de ahiret kazancı için ticarette doğruluğu ve helal kazancı esas almaları çağrısıyla sona erdi.